Cinsel İşlev Bozukluğu

Vajinismus



Cinsel birleşme denendiğinde, vajinanın dışını çevreleyen kaslarda yineleyici ya da sürekli bir biçimde oluşan kasılmalar ve şiddetli acı nedeniyle cinsel birleşmenin gerçekleşememesi ya da ağrılı/sıkıntılı olarak gerçekleşmesidir. Bu kasılma istemsiz, yani kadının bilinçli kontrolü dışında gerçekleşen bir kasılmadır. Bu kasılmaya tüm bedendeki kasılmalar, bacakların kapanması, korku, cinsel birleşmeden kaçınma, girişin olmayacağı inancı eşlik eder. Nadiren, cinsel birleşme olmaktadır ancak kasılma sürdüğünden, cinsel birleşme ağrılı ya da sıkıntılıdır. Kişinin eğitim düzeyinden, mesleğinden, entellektüel düzeyinden, arkadaş çevresinden vb. bağımsız bir cinsel işlev bozukluğudur. Neredeyse kural olan tek ölçüt, cinsellikle ilgili tutucu değer yargılarının egemen olduğu bir toplum ve kültür yapısıdır.

Cinsel İstek Azlığı



Genel olarak, kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Ülkemizde, kadınlar arasında en sık görülen cinsel işlev bozukluğudur. Cinsel istekte azalma, cinsel düşünce ve fantezilerin, cinsel birleşme ve orgazma ulaşma sıklığının azlığı ya da yokluğu, cinsel bir etkinliği başlatma, katılma ya da yanıt verebilme motivasyonunun yetersizliği olarak tanımlanır. Nedeni çoğunlukla psikolojiktir, küçük yaşlardan başlayarak cinsel yasaklar ve baskıların sonucunda oluşan suçluluk ve günah duygularıdır. Sonradan ortaya çıkan isteksizlikte stres, eş uyumsuzluğu, depresyon, kaygı bozuklukları, ilaç kullanımı, çeşitli kronik hastalıklar düşünülmelidir. 

Orgazm Bozukluğu



Yeterli cinsel uyarıya karşın çoğunlukla ya da her zaman orgazmın yaşanmaması, gecikmesi ya da güçlükle ulaşılabilmesidir. En önemli psikolojik nedenleri arasında tutucu değer yargıları, suçluluk duyguları, cinsel travmalar, yetersiz cinsel bilgi ve deneyim, eşle olan  iletişimin yetersizliği, yetersiz ön sevişme ve cinsel uyarı, eşteki erken boşalma ya da sertleşme güçlüğü nedeniyle yetersiz cinsel birleşme süresi sayılabilir. Kadındaki orgazm bozukluğu, yaşamın önceki dönemlerinde yokken sonradan da ortaya çıkabilir. En sık rastlanan nedenleri arasında, eşler arası uyumsuzluk, evlilik içi çatışma, cinsel travma, çeşitli jinekolojik ve sistemik hastalıklar, kullanılan ilaçlar, alkol ya da uyuşturucu madde kullanımı, depresyon ve diğer psikiyatrik hastalıklar, menopoz, yaşlılık ve başka cinsel işlev bozukluklarının varlığı sayılabilir.

Sertleşme Bozukluğu



Herhangi bir cinsel etkinlik için yeterli sertleşmenin tekrarlayıcı ya da kalıcı biçimde sağlayamama ya da sürdürememe durumu olarak tanımlanmaktadır. Sertleşme bozukluğu tanısının konabilmesi için bu sorunun tekrarlayıcı veya uzun süreli olması gerekmektedir. Toplumda yaygın olarak rastlanır. Yaşla, sigara ve alkol kullanımı ile diabetes mellitus ve hipertansiyon gibi sistematik hastalıklarla birlikte rastlanma sıklığı artar. Sertleşme bozukluğu, psikolojik, bedensel nedenlerden kaynaklanabilir. 

Erken Boşalma



Çok az bir cinsel uyarıyla bile kişinin istemesinden daha önce boşalması, diğer bir deyişle boşalmasını denetleyememesi ya da istediği kadar erteleyememesidir. Süre asıl ölçüt olmamakla birlikte, birleşmeden önce boşalma ya da 1-3 dakikalık cinsel birleşme süresi kesin olarak erken boşalmadır. 4 ile 7 dakika arası ise ancak kişinin kendisinin ya da cinsel partnerinin sorun olarak görmesi, doyum sorunları yaşaması durumunda erken boşalma olarak kabul edilmektedir. Erken boşalma oranı, yapılan çalışmalarda %20-30 arasında çıkmaktadır.

Geç Boşalma



Erkeğin orgazm refleksinin istem dışı ketlenmesidir. Bilinçdışı hadım, kadınlara zarar verme korkusu, eşinin tatmini ile aşırı meşguliyet, kadınlara karşı öfke duyguları, performans kaygısı nedeniyle kendini cinsel deneyime bırakma zorluğu, eşin hamileliği ile endişe boşalmanın aşırı kontrolü ile sonuçlanır 


Image

"Kendini bilmek, tüm bilgeliğin başlangıcıdır."

Aristoteles